Nöral Tedavi Algolojidir, Detoksifikasyondur, Regülasyondur.
nöral terapiyi bu 3 kelime ile açıklamayı deneyeceğim. Algolojidir. ( ağrı ile uğraşan bilim dalı), detoksifikasyondur, (toksinlerden arındırma), regülasyondur. ( sağlığımızın düzeni ve dengesi üzerinde olumsuz etkiler yapan bozucu alanları, etkisizleştirme ve organizmanın yeniden denge kurması) ve/veya bunların toplamı olan bir tedavi yöntemidir. Tek tek organlarla uğraşmaktan ziyade, bütüncül yaklaşımla tüm vücutla ilgilenir. Sistemimiz içinde olan tamir ve iyileşme yeteneğini aktive eder. Bu tamir (regülasyon) mekanizmasını bozan ya da zora sokan sorunları bir dedektif mantığı ve sabrı ile arar, bulur ve ortadan kaldırır.
Vücudumuzu saran 500.000 km olan sinir ağı, tam bir network gibi çalışır. Bu nörovegetatif sinir sistemimizdir. Kalbimizin ritmini, gücünü, çalışmasını, denetlediği gibi sindirim sistemimizi, hormonlarımızın ritmini, çalışmasını, vücut ısımızı, duygularımızı, aktivitelerimizi yöneten sistemimiz nörovegetatif sistemdir. nöral terapi bu sistemi tamir eder. Sistemde tüm organizmayı tamir eder.
Bu nedenle Nörovegetativ sistemde sıkıntı yaratan sorunlara çözüm arar. Enjeksiyonla, %1'lik lokal anestetik ilaç kullanarak, sorunlu organdaki nörovejetativ sonlanmalara, gangliyonlara, medullaspinalis veya santral sinir sistemiyle alakalı(karanial sinirler gibi) noktaların, bozucu alanların (çürük diş, aşı skarı, ameliyat skarı) %1'lik lokal anestetik ile yıkanması ve bloke edilmesi tekniğine dayalı bir tedavi yöntemidir.
Otonom Gangliyon Nedir?
Sinirlerimizin üzerinde kontrol yeteneğine sahip sinirlerin direk bağlı oldukları sinir yumaklarıdır.( elektirik trafosu gibi düşünebilirsiniz) Burada somatik ve otonomik sinirler söz konusudur. Somatik sistem istemli ve bizim kontrolümüzde olan hareketleri düzenler ve yönetir.
Otonom sinir sistemi ise istem dışı hareketlerimizi,kalbin çalışmasını , bağışıklık sistemimizi, hormonlarımızın salınım dengesi, bir yerimiz yaralandığında ona tamir emiri veren yaşamsal sistemimizi, koku almamızı, kan basıncımızı, duyularımızı,vücut ısısını,sindirim sistemimizi, solunum sistemizi düzenler ve yönetir. Nöral tedavi ile otonom sinir sisteminin(Nörovejetativ sistem ) bu hayati etkilerini tedavi etmekteyiz.
Nöral Tedavi Nasıl Çalışır?
Dr Ferdinand Huneke, hastalanan organların üzerinde olumsuz etki yaratan bozucu alanlar olduğunu fark edince, hasta organ ile bu bozucu alan( çürük bir diş, bir yara izi v.s) arasındaki bağlatının Nörovejetativ sistemin taşıdığı olumsuz uyarılardan kaynaklandığını görür ve bu süreci tersine çevirmek için Nöral tedavi uygular. Ayrıca sistemimiz üzerinde çok etkisi olması nedeniyle hormonal sisteme yapılan uyarıların yaşamsal etkisi vardır.
Hipofiz, tiroid, böbrek üstü bezine yapılan enjeksiyonlar tedavide çok etkilidir. En fazla bozucu alan yaratan problemler, tonsil enfeksiyonları, sorunlu dişler, amalgam dolgular, ameliyat ve yara izleri, sünnet, erken çocukluk döneminde aldığımız kayıtlar( aile içi kavgalar, çocukluk hastalıkları,duygusal ve ruhsal travmalar, taşınan olumsuz duygular gibi) önemli bozucu alanlardır. Nöral tedavi ile bunlar düzenlenir.
Nöral Tedavi Hangi Hastalıklarda Kullanılır?
Aslında tüm hastalıklara nöral tedavi ile yaklaşmak mümkün.
1-Baş ağrısı
2-Migren
3-Allerjiler
4-Konfüzyon
5-Vertigo
6-Yüksek Ateş
7-Optik Nörit
8-Astım
9-Kronik Ağrı
10-Tonsillit
11-Kronik yorgunluk
12-Karaciğer sorunları
13-Menstral Ağrılar
14-Sinüzit
15-Kronik Enfeksiyonlar
16-Adet düzensizlikleri
17-Safra Kesesi Hastalıkları
18-Ekzema
19-Romatoid Artrit
20-Lupus
21-Artritler
22- Kronik Dejeneratif Hastalıklar
23- Fibromyaljia Romatika
24-Omuz artrozu
25-Eklem ve kas ağrıları
26-Bel ağrıları
Kronik Ağrılar Nasıl Geçiyor?
Bilimsel araştırmalar kronik ağrıların nörovegetatif sistem aracılığı ile taşınan süregen bir uyarandan kaynaklandığını göstermektedir. Nöral tedavi ile bu sorun düzenleniyor. Nörovejetativ sistem artık o uyarıyı taşımayınca ağrı otomatik olarak ortadan kalkıyor.
Kronik Ağrılarda Etkin ve Bilimsel Çözüm: nöral terapi
Ağrı çekmeyen insan yoktur. Ağrı, insanı tehlikelerden koruyan bir uyarıcı ve savunma sistemidir. Bir karın ağrısı, patlamak üzere olan apandisitin işareti olabilir. Ya da elimizi yanlışlıkla değdirdiğimiz sobanın cildimizde yarattığı acı olmasaydı, elimizi çekmezdik ve cildimiz yanardı. Bu ağrının iyi yüzü, ya kötü yüzü. İşte ondan kurtulmak isteriz. Ben size kurtulmak istediğimiz ağrılardan bahsedeceğim.
Kongre afişi toplumda tüm tahlillere ve grafilere , NMR'lara rağmen ağrı çeken ve doktorun:” Senin hiçbir şeyin yok.” Ya da ” Ağrıların sebebi psikolojik. ” deyip anti depresan verdiği hastalardansanız okumaya devam edin. Fibromyalji, migren, bel fıtığı, siyatik ağrısı, geçmeyen baş ve boyun ağrıları, gibi genel tanımlamalarla birer ağrı kesici tüketicisi haline gelmiş hastalara en iyi çözüm NÖRAL TERAPİDİR.
Mevlana çiçeği =Doğanın regülasyonu ve ahengi nöral terapi ile vücudu bir bütünsellik içinde ele alıp, zaman ilişkisini iyi değerlendirip, geçirilen travmalar, ameliyatlar ve bozucu alan olacak tüm unsurlar dikkate alınarak bir tedavi protokolü belirlenir. Segmental yaklaşım ve o bölgenin sempatik ganglion ve inervasyon ilişkisi hesaba katılarak uygulanan tedavi sonucu fayda görmeyen hastam %10'dan azdır. Bunlar da doku hasarı olmuş veya cerrahi endikasyon kapsamına girmiş vakalardı.
Omuz eklemi anatomisi fibromyalji, facet eklem sorunları, bel ağrıları, omuz ağrıları, uyuşma ve karıncalanma tarzı nörojenik sorunlarda, eklem ve kas ağrılarında ve migren gibi vasküler kaynaklı ağrılarda, trigeminal nevralji gibi oldukça zorlu vakalarda nöral terapiyi Türk hekimlerine ve hastalarına tavsiye ediyorum.
Hekimler için tavsiyem Dr. Hüseyin Nazlıkul'un ve Bilimsel nöral terapi Derneği'nin eğitimlerine katılsınlar.
Diz ve Bacak Ağrılarında Nöral Terapi
Ağrı, travmaya veya patolojiye maruz kalan organımızdaki reseptörlerce (almaç) medullaspinalise (omurilik) taşınan bir duygudur. Bu duygu üst merkezlerimizde (omurilik ve beyin) belirli süzgeçlerden geçtikten sonra, perifere, olayın başladığı noktaya gider ve vücut buna bir cevap oluşturur. Bu olay bir defa oluşuyorsa ve vücut buna uygun bir cevap veriyorsa her şey yolunda demektir. Ancak bu sürekli orada duran bir duygu ise ve hayatımızı etkiliyorsa müdahale edilmesi gereken bir kronik durum haline geldiyse, sorunun çözülmesi gerekir.
Ağrı çeken kişi hekime başvurur ve yapılan tetkiklerin sonucu normal çıkarsa, başvurduğu hekim, “Senin bir sorunun yok.“ der. Ama nöral terapi bilen bir hekime başvurursa hekim “ Evet, senin bir sorunun var ama çözümü zor değil.”der ve genellikle sorunu çözer. Çünkü hastada oluşan durum dokunun henüz bozulmadığı bir disfonksiyondur. Disfonksiyonlar regülasyon tedavileriyle rahatlıkla çözülmektedirler.
Diz ağrısı olan bir hastanın, ağrılarının önemli bir kısmı dizden kaynaklanmaz. Ama bir ortopedist olarak sadece dize odaklanarak olaya bakmaya alışmışızdır. Dizin ortopedik muayenesini ve radyolojik incelemesini yaptıktan sonra eğer bir patoloji saptamadıysak, burada nöral terapi devreye girer. Çürük bir dişi var mı? ( özellikle 13,23,33,43 nolu dişler) 23 nolu diş problemi olan hasta bir ameliyat skarı var mı?( Bozucu alan olarak sistemin iletim ağını zedelemektedir.) Omurilik ve batın bölgesinde herhangi bir patoloji ve travma ve bunların diz sorunuyla zamansal ilişkisi dikkate alınır.
Sonra nöral terapi tedavi protokolü oluşturulur. Burada ana ilke Lokal-segmental- ganglion- Bozucu alan şeklinde bir yaklaşımla tedavi uygulanır.
Tüm bunlara rağmen başarılı olamadıysak, tekrar başa dönüp hastamızı yeniden değerlendirmek ve arada atladığımız durumları mutlaka titizlikle değerlendirmek gerekir. Bu vakalarda nöral terapinin, başarı oranının %80-%90'lar civarında olduğunu söyleyebilirim.