Bel Fıtığı

Bel Fıtığı

Bel Fıtığı Nedir ?

Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev gören bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Omurlar arasındaki disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet etmektedir.


Bel Fıtığı Sebepleri Nelerdir ?

Bel fıtığı günümüzde sıkça rastlanılan sağlık problemlerinden tekidir. Bel omurganın en fazla yük taşıyan bölgesidir olduğundan gündelik yaşamda yük kaldırma, eğilme, dönme benzeri hareketlerden dolayı bel bölgesi insan farkında olmadan pek çok kez travmaya maruz kalmaktadır. Bel fıtığının birçok sebebi vardır. Bel fıtığının en yaygın sebebi kas-iskelet sistemi kaynaklıdır ve en sık mekanik nedenler baskındır. Diğer bozukluklar sıklıkla omurganın normal yapısında bulunan disk veya faset eklemlerle ilgilidir.


Bel Fıtığı Kaç Derecedir ?

Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus olarak adlandırılan jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus denen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerdeyse her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar bulunmaktadır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denilmektedir. Bel fıtıkları bulging(taşma), protrüzyon, ektrüzyon ve sekestrasyon olmakla beraber üzere 4 evrede değerlendirilir.


Bel Fıtığı Bulguları Nelerdir ?

Bel fıtığı Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, taşma derecesine göre omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkışmakta böylece bel ağrısı ile ilgili sinir boyunca bacakta ağrı, duyu kaybı, kuvvet kaybı gibi bulgularda eşlik edebilmektedir. Bunun yanında fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olmaktadır.


Belimiz Yaşlanır Mı ?

Vücut yaşlandıkça omurgalar arasındaki diskler esnekliğini ve şok emici özelliklerini kaybeder ve dejeneratif disk hastalığı dediğimiz yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.Bel fıtığı riski altında olanlar halter gibi yüksek riskli sporlarla uğraşanlar,zayıf bel ve karın kasları olanlar,aşırı kilolu olan kimseler,ağır kaldırma ve yanlış eğilme hareketlerini yapanlar,hamileliğin son aylarında olanlardır,uzun süre araç kullanmak zorunda olan kimseler,duruş bozukluğu olan kimselerdir.


Belde Omurilik Kanal Darlığı Nedir ?

Dar kanal (spinal stenoz), belde darlık, sözcük anlamı olarak omurganın içindeki omuriliğin ve sinirlerin bulunduğu kanalın ve sinir köklerinin çıktığı deliklerin daralmasıdır. Omurga kanalındaki bu darlık omurilikten çıkan sinirlere baskı yapar. Hastaların özellikle yürümelerinde sıkıntılar olur. Bel omurgasındaki bu darlık doğumsal olabileceği gibi ileri yaşlarda da gelişebilir.


Bel Omurilik Kanal Darlığının Nedenleri Nelerdir?

Doğumsal darlık embriyolojik yaşamda gelişmeye başlayan vertebraların doğumdan sonra normalden daha erken sürede gelişimini tamamlaması sonucu ortaya çıkar. Lomber dar kanalın diğer nedenleri arasında akondroplazi, spondilolistezis, ameliyat sonrası gelişebilen (laminektomi, füzyon gibi), kaza sonrası, Paget hastalığı, bel fıtıkları ve omurga yaşlanması - dejenerasyon sayılabilir.


Yaşlanan Omurga Sorunları Nelerdir?

Omurga-omurilik kanalı darlığı (Spinal dar kanal), omurga-omurilik kanalı ve sinir kökü kanallarının darlığını tanımlamak için kullanılır. Spinal dar kanal, kemik ve/veya yumuşak dokulardaki doğumsal veya daha sonradan oluşan (gelişimsel, dejeneratif, travmatik, iatrojenik v.b) olaylar sunucu ortaya çıkar. Dejeneratif omurga-omurilik kanalı darlığı veya daha sık kullanılan adıyla spondiloz ise yaşlanmanın omurgadaki bir yansımasıdır ve dar kanala yol açan diğer nedenlere göre çok daha fazla görülür.
Omurga-omurilik kanalı darlığı kavramı çok eskilerden beri bilinmesine rağmen modern anlamda tanımı çok yenidir. 1945 yılında Sarpyener ve 1949 yılında Verbiest tarafından yayınlanan makalelerle dikkati çeken bu kavramın literatüre tam olarak girişi 1950 lerde olmuştur. Omurga-omurilik kanalı darlığı son 25 yıldır çok rahatlıkla tanınmakta ve tedavisi yapılmaktadır. Yaşlanan omurgada görülebilecek omurga sorunları aşağıda gösterilmiştir.
Düşük velositeli travmatik omurga kırıkları
Omurga-omurilik kanal darlığı
Deformiteler-omurga eğrilikleri ve denge sorunları